7 Ekim 2013 Pazartesi

Makyaj Düzenim (Alice Makyaj Diyarında'ya Konuk Yazar Oldum :))

      Merhaba arkadaşlar.. Ben Mathilda'nın Dünyası bloğunun sahibesi Merve. Aslında her telden yazan bir bloggerim ama çoğunlukla muhteşem dizi Doctor Who ve nail art çalışmalarım hakkında yazıyorum. Bugün Alice'e konuk oldum ve onun sayesinde makyaj ve oje malzemelerimi düzenledim :)) Bakalım nasıl bir düzenim ve nelerim varmış :)
 

      Aslında dolabım bu şekilde değildi, yeni döndüğüm için eşyalar dağınıktı ama düzenlemiş oldum :) Buradan bakınca çok bir şey anlaşılmıyor dedim ve masama dizdim nelerim varmış diye.


    Gördüğünüz gibi çok fazla makyaj malzemem yok. Makyaj yapmayı seviyorum ama sadece rimel, kalem ve ruju seviyorum. Bir Arap asıllı olsam da küçük gözlerim var malesef ve far sürmeyi de çok iyi bilmediğimden farım yoktur, olursa da kardeşime veririm :) Bir sürü kalemim ve birkaç rujum dışında cilt bakım ürünlerim vazgeçilmezim. Ayrıca küpelere bayılırım :)
     Gördüğünüz gibi diğer ürünler de tırnak bakım ve tasarım ürünlerim. Ojelerim ve ebay den aldığım nail art malzemelerim makyaj malzemelerimin sayısını 3 e katlar :) Tırnak bakım ürünlerim arasında vaselin vazgeçilmezim. Bende egzema var, ömür boyu benle olacak bi problem. Tırnaklarım eskiden çok kötü durumdaydı, sağlıksız ve kırılgandı. Bir ay boyunca sabah ve akşam vaselin sürdüm. Sonuçta sağlıklı beslenmeyle birlikte güzel tırnaklarıma kavuştum :)

   
    Favori ürünlerim için 2 ayrı kategorim var. Tırnak ürünlerim ve yüz ve vucüt ürünlerim. 
    Kalyon Base Coat: Şimdiye kadar birçok base coat kullandım, Flormar başta olmak üzere. Ama en çok bunu beğendim.
     Golden Rose Quick Dry Top Coat: Bu üst kata bayılıyorum. Kuruma hızı NYC kadar iyi olmasa da koruması inanılmaz. Bu üst katı kullandıktan sonra aynı manikürü 1 hafta kullanabiliyorum, hatta o zaman bile ojeyi silmekte güçlük çekiyorum. Teyzeme bir ara nail art yapmıştım, bi daha yapma yarım kutu aseton kullandım, zorla çıkmadı oje dedi :)
     Nob Asetonsuz Oje Temizleme Mendili: Yağlı bir yapısı olduğu için biraz sıkıntı yaratıyor ama tırnaklarımdaki ojeyi çıkarırken zorlanmıyorum ve tırnaklarım hiç zarar görmüyor ve kurumuyor.
     Diğer ojelerim de yapısını en çok beğendiklerim. Hatta mor neon olanı her gördüğümde biraz daha şaşırıyorum, bu ojeyi henüz ojeyi pek sürmediğim zamanlar almıştım. 1 yıl oldu ama hiç kurumadı.

     Kozmetik ürünlere gelecek olursak..
     Avon Clearskin Blackhead Clearing: Tesadüfen keşfettim bu ürünü. Günde bir kere akşamları makyajımı temizlemek için kullanıyorum. Ve gerçekten de kalıntı bırakmadan rimelimi bile temizliyor. Tavsiye ederim.
     Loreal Pure Zone: Bunu 2.alışım. İlk aldığımda 2 aylık düzenli kullanım sonucunda yüzümdeki sivilcelerden kurtulmuştum. Şiddetle tavsiye edilir!
     Rujlar: Sırasıyla kırmızı, narçiçeği ve pembe rujlarım. Kırmızı rujlara bayılıyorum. Çok da makyaj yapmadığım için rahatlıkla kullanıyorum.
     Enchanteur Pudra ve Vücut Losyonu: Muhteşem bir koku. Amcam yurtdışından getirmişti. Bayıla bayıla kullanıyorum.

     Alice beni konuk ettiği için çok teşekkür ederim ve özellikle Whovianları bloğuma beklerim.
     Sevgilerimle....

Striping Tape'li Manikürlerim

    Ebay'den gelen striping tapelerimle bir manikür yapmıştım daha önce. Püf noktaları öğrenmek için tık tık. Bugün de ondan sonra sürekli yaptığım ama yayınlamadığım manikürleri yayınlamaya karar verdim. Bakalım neler yapmışım. Fotoğraf kalitesi için üzgünüm :/
 




       Bu arada uzun süredir yapmak istediğim bir çekiliş var ama maddi sıkıntılardan dolayı bir türlü yapamıyorum. Umuyorum ki yakında yapabileceğim ve ürünlerimin arasında birkaç striping tape de olacak. Diğer sürprizler için takipte kalın ;)

3 Ekim 2013 Perşembe

"31 Day Nail Art Challenge" Etkinliği

Merhaba arkadaşlar…


      Bir süredir yaşadığım aksiliklerden ötürü pek aktif olamadım. Bir an önce geri dönmek istiyorum. Bu yüzden güzel bir etkinlik yapmaya karar verdim.
      Çoğunuz 31 Days Nail Art Challange’ı biliyorsunuzdur sanırım. Nail art desenleri ile ilgili bir liste var ve 31 gün boyunca bu desenleri yapmamız gerekiyor.
      Ben de yapsam ya, dedim. Aklıma parlak bir fikir geldi :) 31 gün boyunca sizin de bana eşlik etmenizi istiyorum. Listeyi de sizinle paylaşacağım ve siz de istediğiniz desenleri yapıp bana resmini yollayacaksınız ve ben kendi yazımda sizin deseninizi de paylaşacağım.
       Başlama tarihim 14 Ekim Pazartesi günü. Yani bayağı var. Ayrıca muhtemelen 2 - 3 günde bir paylaşım yapacağım için acele etmenize gerek yok :)
      Katılımınızı bekliyorum..
     
      Ayrıca sizden çok önemli bir isteğim var. Bu etkinliği bloglarınızda, sosyal mecraların herhangi birinde ve hatta arkadaş gruplarınızda paylaşırsanız çok sevinirim. Bloğu olmayan arkadaşların da katılmasını istiyorum. Hatta özellikle onların katılmasını istiyorum :) 
      Ne kadar çok olursak o kadar eğleniriz. 

      Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
      Görüşmek üzere..

Bu listemiz.

      Ve ayrıca :) Bu liste 31.günün ilk adımı olarak nitelendiriliyor. Eğer istediğim verimi ve zevki alabilirsem, ikinci adımı da yapmak istiyorum. Tabi yine sizlerle.. 
      Örnek etkinlikler:  G. On the Blog'un etkinliği için tık tık. 
                                  Yabancı kaynaklar için tık tık ve tık tık :)  
      Aynı listeyle yapılan birkaç etkinliğe bakalım: 



      
      


1 Ekim 2013 Salı

Sherlock H.

    Sanırım hepimiz Sherlock Holmes adını duymuşuzdur. Çoğumuz kitaplarını okumuş, çoğumuz filmine gitmiştir. Bugün ben de Sherlock Holmes'a değinerek yazarlarımız Steven Moffat ve Mark Gatiss tarafından yazılan BBC1'de yayınlanan Sherlock dizisinden bahsedeceğim.


     Sherlock Holmes aslında Sir Arthur Conan Doyle tarafından 1880'li yılların sonunda yazılmaya başlanmıştır ve bu süreçte 4 romanı basılmış ve 56 hikayesi gazetelerde yayınlanmıştır. Sherlock Holmes, olayları gözlem yoluyla çözer ve elindeki ipuçlarını bütüne ulaşmak için mükemmel bir uyum içinde bir araya getirir. Ayrıca kendi labaratuar çalışmalarını yapar, böylece ulaştığı sonuçları karşılaştığı olaylarla bütünleştirerek ayrıntıları muazzam şekilde kullanır. Ayak izlerinden, el yazılarından, sigara izmaritlerinden, yürüyüş biçiminden vs her türlü bilgiden yararlanır. İşiyle ilgili olmayan hiçbir konuya odaklanmaz. Her haberi işine yarayabilir düşüncesiyle takip eder. Tek arkadaşı diyebileceğimiz Dr. John Watson ona politika bilgisi hakkında 10 üzerinden 0 vermiştir. Sherlock da 'Eğer dünyanın güneş etrafında döndüğünü bilmek işime yaramıyorsa, neden onu aklımda tutayım ki.' demiştir. Zengin ve asillerden müşterileri olmasına rağmen, istediği davayı seçme lüksünü kendine vermiştir. Fakir birinin ilginç davasını, zengin birinin sıkıcı davasına tercih eder. Tabi bir İngiliz olarak Britanya'nın bütünlüğünü koruduğu dönemleri de olmuştur, Holmes'un.  Holmes, 1900'lerin başlarında emekliye ayrılır ve arıcılıkla uğraşır. Sadece 1.Dünya Savaşı öncesi istihbarat için Amerika'ya gidip kılık değiştirmiştir ve bilgi toplamıştır. Dönüşünde Dr.Watson'a şunları söyler: "Bir şark rüzgarı geliyor, Watson. (...) Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi. Soğuk ve acı bir rüzgar bu Watson ve bir çoğumuz karşısında çürüyüp gideceğiz. Fakat yine de Tanrı'nın rüzgarı bu ve fırtına dindiğinde, güneşin altında daha temiz, daha güzel ve daha güçlü bir toprak yatacak."
    Holmes, hayali bir karakter olsa da, kitaplarında bahsedilen ev müzeye dönüştürülmüştür. Bu ev İngiltere'de Baker Sokak 221B'dedir. Holmes'un Mycroft adında İngiltere hükümetinde özel bir görevi olan bir abisi vardır. Holmes, ne kadar kibirli olsa da Dr.Watson'a karşı herkesten farklı bir yaklaşımı vardır. Irene Adler dışında etkilendiği ve hayatına giren başka bir kadın yoktur. Düşüncelerini toparlayabilmek için keman çalar. Holmes ayrıca boks ve eskrim dersleri almış, çok iyi bir dövüşçüdür.
    Conan Doyle, bir hikayesinde Holmes'u öldürtmüştür fakat okuyucuların tepkisi yüzünden onu uygun bir şekilde diriltmiştir. Bu da vikipediada 'yazarını aşan kahraman' olarak geçmektedir.
    Dr. John Watson, Lestrade (polis müfettişi), Irene Adler, James Moriarty (Holmes'un düşmanı) ve Mycroft Holmes hikayelerin ana karakterleridir.
Piposu, uzun paltosu, garip şapkası ve büyüteci ile
Sherlock'u oynayan aktörlerden bazıları

     Dizimize gelecek olursak :))
     Doctor Who'da yazmaya başlayan Steven Moffat ve Mark Gatiss, 2010 yılında birlikte Sherlock'u yeniden yazmaya ve yayınlamaya başlarlar. 90 dakikalık ilk bölüm 25 Temmuz 2012'da yayınlanır. Aslında mini-dizi olması kararlaştırılmış ama gördüğü ilgi üzerine devam edilmesine karar verilmiştir. Her sezonu 3 bölüm sürmektedir ve biz de en az 1buçuk yıl boyunca bu 3 bölümü bekleyip durmaktayız. 2.sezon 1 Ocak 2012'de başlamış. Şu anda da 3.sezon çekimleri başlamıştır ve 1 Kasım 2013 yayın tarihi olarak belirlenmiştir. 
       Zaten sadece 3 bölüm yayınlanıyor, bir de üstüne 1buçuk yıl bekliyoruz. Moffat, sağ olsun Doctor için de zaten 1 yıl bekliyoruz. Ömrümüz beklemekle geçiyor gidiyor, Moffat yüzünden. 
      Neyse, neyse.. Gerilirsem Moffat'a çok fena saydıracağım kesin.

      Dizimizde Sherlock'u Benedict Cumberbatch, John Watson'ı Martin Freeman, Moriarty'yi Andrew Scott, Lestrade'i Rupert Graves, Mycroft'u da aynı zamanda yazarlarımızdan biri olan Mark Gatisss canlandırıyor. (Mark Gatiss, Doctor Who'da da yazıyor ve aynı zamanda 3.sezon 6.bölüm olan The Lazarus Experiment bölümündeki gençleşmeye çalışan Richard Lazarus karakterini oynayan kişi.)

Sherlock - John Watson
Mycroft - Molly Hooper (morg görevlisi)
Miss Hudson - Irene Adler
Moriarty - Lestrade
     Dizimizde laptoplar, cep telefonları, kredi kartları, metrolar, otobüsler var. Yani bu Sherlock daha modern bir Sherlock. Orjinal kitaptaki John Watson, kağıt kalemle hikayeleri anlatırken, dizide aslında bir blogger. Bloğunu okumak isterseniz tık tık. Bana göre bu dünya daha karmaşık bir dünya. Ama Sherlock yine de her şeyin üstesinden gelebiliyor. 
    Şimdiye kadar daha başka nice yazar tarafından hikayeleri yazılmış, bir sürü filmi ve dizisi çekilmiş Sherlock Holmes'un. Bence herkesin hayatında en az bir kere Sherlock'u okumuş olması gerek. Diziyi izlemek isterseniz tık tık. Robert Downey Jr.'a olan hayranlığımdan ötürü bence en iyi filmleri de onun oynadıkları :)


Ego ve kibir tavan yapmış :)

Doctor da kendini birkaç kere Sherlock olarak tanıttı tabi
ama bazen yanılabiliyorsun işte :)

30 Eylül 2013 Pazartesi

Moffat'ın Cevaplamadığı (Cevaplayamadığı mı desek) Sorular

      Taslağımda uzun süredir bekleyen bu yazıyı artık paylaşmalıyım dedim. Zira Moffat, bizi spoiler yayınlamayın diye o kadar tehdit edip korkuttuktan sonra abuk sabuk 2 tane 3 saniyelik görüntü yayınlayıp resmen bizle alay etti. Ben de ona içimden saydırırken hangi soruları cevapsız bıraktığını ele almak istedim. 
      Geçenlerde Moffat'ı yazmıştım. Önceden tanıtmalıyım biraz ki sonradan diğer ayrıntılara girebileyim. Dedim ya Moffat deli mi deli, hayal gücü tavan yapmış bir adam diye. Neredeyse her sırrını açıklayabildi. Lakin bazıları da hala muamma. Bölümleri her izlediğimde başka başka şeyler dikkatimi çekiyor. Bilgisayarımın masaüstü notlarla doldu. Bu aşk bana neler yaptıracak daha acaba ;)

    Bakalım cevaplanmamış bazı sorular nelermiş.. (Başka bir kaynaktan alıntıdır.)
Blowing Tardis
  1. Tardis'in patlamasından kim sorumlu? Evet Tardis patladı, ama kim patlattı? 
  2. Kim Tardis'i aşırı yükledi ve Tardis nasıl patladı? (Tardis'in nasıl patladığını hiç görmedik, sadece patlamış bir Tardis gördük.)                                      
  3. Zamandaki çatlakları kim yarattı? (Normalde önceki bölümlerde de çatlaklardan bahsedilirdi, Torchwood'da bile bahsedilmişti. Ve bunları birinin yarattığından hiç bahsedilmemişti. Bence çatlaklar zaten vardı ve birileri de Doctor'a zarar vermek için çatlakları genişletti. Bunlar muhtemelen çoğunlukla Silence'tı.)
    Time Cracks
  4. Silence (Sessizlik)'in gemisi neden içeriden Tardis gibi görünüyordu?
    Silence's Ship
  5. Eğer astronot kostümü, içinde kim olursa olsun öldürmek için dizayn edilmişse, Doctor'u öldüren kişi neden River Song olmalıydı? (Bence bunun sebebi, astronotun River olacağının önceden bilinmesiydi. Doctor, The Angels Take Manhattan bölümünde Amy'e "Eğer ne oluğunu okursan, bilirsem, yapmak zorundayım." demişti. River'ın olma sebebi de bence buydu.)
  6. Silence (Sessizlik) 'ın lideri kimdi ve Silence (Sessizlik) nereliydi?
  7. Madame Kovarian insan mıydı uzaylı mıydı? ve O Doctor'u öldürmek için kendi ordusunu kurdu, peki Doctor ona ne yapmıştı?
    Madame Kovarian
  8. Doctor adını söylerse Silence (Sessizlik) neden zarar görecekti?
  9. Ve son olarak 5.sezon 1.bölüm Eleventh Hour'daki ördekli gölde neden hiç ördek yoktu ve eğer gölde hiç ördek yoktuysa neden oraya ördekli göl deniyordu? (Bunu Doctor'un kendisi direk olarak bölümde zaten sormuştu ama hiç açıklama yapılmadı sonrasında.) 
    Duck Pond
  


       Bu soruların cevapları 7.sezonda verilmedi. Belki de 50.yıl bölümünde veya Yılbaşı özel bölümünde verilir.
     
     Sizce de bu sorulardan özellikle bazıları kafamızı kurcalamıyor mu?

(Unanswered questions from Steven moffat 

1. Who was responable for blowing up the tardis?

2. Who over powered the tardis and how it blow up?

3. Who created the cracks in time and what would they get out if it by creating them?

4. Why does the silence ships look like a tardis on the inside? 

5. Why did it have to be river to kill the doctor cause the spacesuit was designed to kill whoever was inside the suit

6. Who is the leader of the silence and where they come from?

7. Who is madame kovarian is she human or an alien and whats the doctor done to her to what her to set up a army of her own to kill the doctor?

8. Why would the doctors name harm the silence so much if he said it out loud?

9. And finally why werent there no ducks on the duck pond way was it called a duck pond then if no ducks has ever been on it? 

Not gonna give u series 7 ones cause the answers might be in the 50th special and the christmas special)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...